Güney Afrika Şarapları & Şarap Barları (Cape Town, Johannesburg, Stellenbosch)

Uzun zamandır planladığımız Büyük Afrika turumuza rezervasyon yaptıktan hemen sonra aklımızdaki en büyük soru işareti, Güney Afrika Şarapları’nı ne kadar tatma fırsatı bulabileceğimizdi. Kalabalık bir tur ile geldiğimiz için her zaman yaptığımız gibi şarap bölgelerini ziyaret etme fırsatımız olmayacaktı. Şansımıza tur programı şarap bölgelerinin bulunduğu Cape Town’da yoğunlaştığı için boş kalan her fırsatımızı şarap deneme üzerine harcayacak şekilde bir program oluşturmaya karar verdik.

Gezi öncesinde Güney Afrika Şarapları ile ilgili bilgimiz, WSET2 eğitimimizde öğrendiğimiz Stellenbosch ve Walker Bay bölgesinin genel özelliklerinden ibaretti. Yurt dışına çıktıkça denediğimiz farklı şaraplar vardı ama şimdiye kadar aklımızda kalan herhangi bir Güney Afrika Şarabı olmamıştı. Bunlardan dolayı, beklentilerimizin çok da yüksek olmadan gezimize başladık.

Uçaktan iner inmez biri karşılayan manzara, beklentimizin dışıydı ve bizi oldukça heycanlandırdı. Dünya’nın şarap başkenti isimli bir tabela bizi karşılıyordu 🙂

Cape Town International Airport’ta bizi karşılayan sürpriz

Bütün gezimiz boyunca, ülkeye iddialı girişimizin hakkını verdik. Güney Afrika’da içtiğimiz şarapların fiyat/performansına gerçekten bayıldık. “Yeni dünya şarapları da biraz abartılıyor.” düşüncesi ile geldiğimiz bu ülkeden, 1 haftalık Cape Town şarap turu yapma hayalleri ile ayrıldığımız için gerçekten çok mutluyuz.

Güney Afrika Şarap Bölgeleri
Kaynak: https://winefolly.com/deep-dive/south-african-wine-map/

Uğrama fırsatı bulduğumuz barlar, şaraphaneler ve diğer turistik gezi noktaları (Google Maps’e eklemek için tıklayınız) ile ilgili aldığımız notlar:

Ferrymans Irish Tavern

Yorucu bir ilk gün gezisinin üzerine, yerel tur rehberimize yakında nerede şarap içebiliriz sorumuzun cevabı bir Irish Pub oldu. Buna oldukça şaşırarak gittiğimiz bu barın menüsünde farklı 28 kadeh şarap çeşidi görmemiz ile tam anlamıyla şaşkına döndük. Hemen arkasından gelen “Bunlar menüye bu kadar çeşidi koymuşlar ama kesin sorunca yok diyorlardır.” yargımız, verdiğimiz bütün siparişlerimize aldığımız olumlu cevaplarla birlikte kalıcı olarak yıkıldı.

Güney Afrika’da daha ilk ziyaret ettiğimiz bardan yaptığımız çok net bir çıkarım vardı, bu ülkede şaraba gerçekten çok önem veriyorlardı.

Her çeşit üzümden en az 3 farklı kadeh seçeneği mevcut

Cape Town’un Waterfront bölgesinde bulunan bu bara, eğer ki bölgede gezerken dinlenme ihtiyacı duyarsanız, kesinlikle uğramanızı öneririz.

Openwine

Cape Town’da ilk uğradığımız şarap barı Openwine oldu. Bazı günlerde canlı müzik olan bu minik şarap barı, tam da aradığımız yerellikte bir mekandı. Çalışanlar çok ilgili, ortam çok eğlenceliydi.

Kadeh şarap seçenekleri haricinde tadım setinden de ilerlemek mümkün. 4’lü tadım seti 13,5 USD. Menüleri her hafta değişiyor. Bizim gittiğimiz gün tadım menüsünde farklı firmaların Chenin Blanc, Chardonnay, Merlot ve Cabernet Sauvignon monosepajları vardı.

Mekanla ilgili en büyük hayal kırıklığımız, yoğunluktan kaynaklı ellerinde Pinotage ve Cape Blend kalmamış olmasıydı. Güney Afrika’daki bir şarap barından en büyük beklentimiz, sınırsız Pinotage içebilmekti 🙂

Rezervasyon yapmamıza rağmen oturacak yer bulamasak da, sirkülasyon çok hızlı olduğu için, bi yarım saat ayakta takıladıktan sonra kendimize oturacak bir masa bulabildik. Mekan o kadar sıcak ki tamamen ayakta takılarak keyifli vakit geçirebilmek de mümkün.

Gerek canlı müziğiyle, gerekse yerel oluşuyla, Cape Town’da mutlaka bir akşam uğramanızı öneririz.

Fairview Wine & Cheese

1699 yılında ilk şaraplarını üreten bu köklü şirket, Stellenbosch bölgesinde ziyaret ettiğimiz ilk şarap üreticisi oldu. Kapısından girer girmez ortamından büyülendiğimiz bu üretici, gerek şarap gerekse peynir kalitesiyle bütün gezimiz boyunca en beğendiğimiz yer oldu.

Farklı tadım seçenekleri bulunan bu üreticide bizim seçimimiz her biri farklı bir peynir ile eşleştirilmiş 6’lı şarap tadım seti oldu. Bu set için ücret sadece 3 USD’ydi.

Fairview’in farklı tadım seçenekleri

Tadım setini seçtikten sonra her kadeh şarapta size iki farklı içerikte seçenek sunuluyor ve size hangisi daha çok hitap ediyorsa onu seçerek ilerleyebiliyorsunuz:

1- Chenin Blanc yada Riesling
2- Viognier yada Beyaz Kupajı
3- Rose yada Chardonnay
4- Grenache Noir yada Pinot Noir
5- Shiraz yada Kırmızı Kupajı
6- Cabernet Sauvignon yada Premium Shiraz

Beyazlarını Chardonnay harici ortalama bulduğumuz bu üreticinin kırmızılarına bayıldık. Özellikle genç olmalarına rağmen mükemmel bir aroma profiline sahip olan Pinotage ve Graneche Noir monosepajları çok iyiydi. Finali ise 2009 rekolte bir Shiraz ile yaptık. Mantar, toprak, orman tabanı gibi üçüncül aromaların fazlası ile çıktığı bu şarap tam anlamıyla inanılmazdı. Satış fiyatının sadece 14 dolar olduğunu öğrendikten sonra yaşadığımız şaşkınlığı tahmin edebilirsiniz 🙂

Peynirleri de şarapları kadar lezizdi. Daha gezimizin başlangıcı olmasına rağmen kendimize hakim olamadık ve bir sürü şarküteri ürününü 10 günden fazla yanımızda taşımayı göze alarak satın aldık 🙂

Fiyat-performans tanımının tam da karşılığı olan bu mekanı gelecekte yeniden kesinlikle ziyaret edilecek yerler listemize attıktan sonra gezimize devam ettik.

Rezervasyonsuz olarak gittiğimiz bu mekan, fazlası ile büyük olması sebebiyle rezervasyonsuz gidişe uygun olarak gözüküyor. Gidilecek yol düşünülünce yine de riske atmak istemezseniz, önden rezervasyon oluşturmanız faydalı olabilir.

Stellenbosch Wine Bar

Stellenbosch kasabasının şehir merkezinde bulunan bu minik şarap evi, içerisinde 6 farklı şarap markasının ürünlerini hem kadeh hem de şişe olarak alabilme imkanı sağlıyor.

Tadım seti bulunmayan bu şarap evinde, her bütçeye uygun ücrette şaraplar mevcut, toplamda 28 farklı şarap seçeneği var.

Ekim 2023 itibariyle güncel menü – Stellenbosch Wine Bar

Kısıtlı vaktimizi en verimli şekilde kullanmak adına tercihimizi Donkiesbaai’nin kadeh şarapları ile yaptık. Hava yağmurlu olduğu için iç mekana oturmak zorunda kaldığımız bu mekanda yaşadığımız tek problem mutfaktan yoğun bir şekilde gelen yemek kokusuydu. Ancak çalışanların kibarlıkları ve ilgisiyle, güzel şarap seçkisiyle gönlümüzü kazandı.

İçtiğimiz şaraplardan favorimiz ise kesinlikle Chenin Blanc’ın geç hasatından yapılmış tatlı şarabı oldu. Normalde tatlı şarap tercih etmeyen şarap severler olarak bu şaraba tam anlamıyla bayıldık.

Stellenbosch kasaba merkezine turistik olarak uğrayacak olursanız, kesinlikle pas geçmemenizi öneririz.

The Bailey

Cape Town merkezde bulunan bu restoran, alternatif olarak ziyaret edilebilecek çok kaliteli bir şarap seçkisi bulunan bir bara sahip. Barda bir yandan sömelyelerle şarap sohbeti yaparken, bir yandan da 16 farklı seçenek olarak bulunan kadeh şaraplardan yudumlamak mümkün.

Ekim 2023 itibariyle güncel menü – The Bailey

Mekan ile ilgili en çok beğendiğimiz nokta, şaraba olan profesyonel yaklaşımları oldu. Özellikle bütün gövdeli kırmızıları, kadeh olarak bile tercih etseniz, karaflayarak servis etmeyi kesinlikle atlamıyorlar. Tek kişilik karaflarına ayrıca bayıldık 🙂

Karaflanarak servis edilmiş bir kadeh kırmızı şarap

Şehirde konaklayacağınız bir gün, farklı bir şarap seçkisi üzerinden kadeh şaraplar içmek isterseniz, The Bailey’in barı bunun için birebir.

Gerakaris Family Wines

Johannesburg gezimiz sırasında uğrama fırsatı bulduğumuz bu küçük şaraphanenin en büyük özelliği, Johannesburg’daki tek üretici olması. Üzümleri Cape Town bölgesinden getiriyor olsa da, bütün üretim aşaması Johannesburg’daki minik şaraphanelerinde gerçekleşiyor. Sadece 5 bin şişe üreten bu butik şaraphane; özellikle mekanın ve çevresinin yeşillik olması, Johannesburg gibi güvensiz ve daha çok AVM gezme üzerine kurulmuş bir düzende, çölde bir vaha gibi geldi bize. Ve belki de bu nedenle ziyaretimizden ekstra keyif aldık.

Şaraplarını endüstriyel maya kullanmadan üreten bu üreticiye çok büyük bir beklentiniz olmadan, sadece farklı şarap stilini tatmak ve hava almak için bile uğramanızı öneririz. Mekan sadece 17:00’a kadar açık. Biz gittiğimizde kalabalık değildi ama ön hazırlık için yine de rezervasyon oluşturmanızı istiyorlar.

Acid Food & Wine Bar

Afrika gezimizdeki son şarap durağımız, Johannesburg’da bulunan Acid Food & Wine Bar oldu. Şef restoranı konseptine sahip olan mekanı, Güney Afrika’dan seçmiş olduğu farklı çeşitte üretilmiş şarap konsepti ile fazlası ile orijinal bulduk. Bazı yemekleri çok lezzetliyken, bazılarının tatları biraz iddialıydı 🙂

Şarap barının menüsünde bulunan 17 çeşit oldukça lezzetli ve orjinal kadeh şarapları ile gerçekten çok başarılı bulduk. Pinotage (Kırmızı) üzümünden beyaz olarak yapılmış bir Pet-Nat şarabı, 7 yıl yıllanmış bir beyaz Merlot monosepajı gibi farklı türde yapılmış şarapları deneme fırsatımız oldu.

Ekim 2023 itibariyle güncel menü – Acid Food & Wine Bar

Genel olarak içtiğimiz bütün şaraplardan memnun kaldığımız bu şarap evini, bölgeye ziyaretinizde bir akşam yemeği için kesinlikle gitmenizi tavsiye ederiz. Ziyaretimiz hafta içi olmasına rağmen çok kalabalıktı, bundan ötürü rezervasyon yapmanızı tavsiye ederiz.

Gecenin yıldızı: Beyaz Pinotage Pet-Nat!

Genel Yorumlar-Notlar

  • Güney Afrika, aradığınız her tarzda şarap bulabileceğiniz bir zenginliğe sahip. Üretim çok fazla olduğu için, kaliteli şaraplar içmek isterseniz seri üretim olan şaraplardan bir tık uzak durarak biraz paraya kıymak gerekiyor. Yine de ödeyeceğiniz ücretler, Türkiye ile kıyaslayınca kalitesine göre gerçekten ucuz kalıyor.
  • Pinotage lezzet olarak çok farklı bir üzüm. Kör tadımda rahat bir şekilde tanınabilecek bir karakteristiğe sahip. Bol bol denemeli.
  • İçtiğimiz bütün beyaz şaraplarda hafif bir tuzluluk, kırmızı şaraplarda ise barut yada kiremit tadı aldık. Güney Afrika’ya özgü en orijinal özellik buydu.
  • Chenin Blanc, ülkede en yaygın olarak üretilen beyaz üzüm. Normal işlenmiş hali de güzel olsa da, biz late harvest olarak işlenen tatlı şaraplarına bayıldık. Genel olarak hiç yıllandırmadan satıyor olsalar da, tatlı şarap olarak Tokaji Azsu’ları aratmıyor.
  • Method Cap Classique etiketi geleneksel method ile yapılan köpüklü şaraplarına veriliyor, bir Champagne bölgesi performansına sahip olmasa da, fiyatlarına göre oldukça lezzetli ve damakta bıraktıkları tuzlu hisle oldukça orjinaller.
  • Bir çok markanın yıllanmış Shiraz’larını marketlerde çok uygun fiyatlara bulabilirsiniz. 2012 rekolte ve Vivino’da +4 puana sahip yıllanmış güzel bir Shiraz’ı sadece 20 USD’ye alabilme fırsatı bulabiliyorsunuz. Bu ülkenin gerçek Shiraz potansiyelini görebilmek adına, tercihler mutlaka yıllanmış şaraplardan yana yapılmalı.
  • Güney Afrika ile ilgili bize en farklı gelen yanlarından biri ise, 2023 yılı içerisinde 2023 yılı beyaz ve kırmızılarını tatma fırsatı bulabilmemiz oldu 🙂 normalde ülkemizde bu durum kuzey yarım kürede olmamızdan ötürü mümkün olmuyorken, hasatlarını Mart ayı civarı yapan Güney Afrika için yıl sonuna doğru bu mümkün oluyor. Bu yüzümüzü güldüren bir detay oldu 🙂

Favori Şaraplar

Güney Afrika seyahatimiz boyunca hem farklı bölgelerden hem de farklı tekniklerle üretilmiş bir çok şarap tatma fırsatı bulduk. Özellikle fiyat/kalite performansları ile bizi gönülden fetheden şaraplardan en çok beğendiklerimiz: 

  1. Fairview, Shiraz, 2009, Kırmızı, Güney Afrika, Coastal Region: Burunda üçüncül aromalar inanılmaz hakim. Mantar, orman tabanı, füme et. Arka planda mükemmel siyah meyveler var. Damakta aynı aromaları yoğun bir şekilde hissedebilmek mümkün. Güney Afrika şaraplarına has barut aroması da mevcut ama bu şaraba özgü çok hafiflemiş ve derinden bir kompleksite katmış. Tanenler yumuşak. En yüksek pikini görmüş durumda, bugün tüketilmeli. 7.85/10
  2. Donkiesbaai, Hooiwin, Chenin Blanc, 2022, Beyaz-Tatlı, Güney Afrika, Stellenbosch: Burunda aroma yoğunluğu yüksek. Ayva tatlısı, tatlı baharatlar, armut, hafif şekerli kokular. Damakta gövdeli, bitişi uzun, şekerlilik oranı çok güzel ayarlanmış, dengesi süper. Damakta ıhlamur balı, çiçek balı, çam balı hepsini aynı anda hissetmek mümkün. Çok başarılı bir tatlı şarap örneği. 7.5/10
  3. B Vintners, Methodo Ancestrale, Pinotage, 2023, Pet-Nat Köpüren Şarap, Güney Afrika, Stellenbosch: Burunda ekmek, yosun, tuzlu, mineralli. Pet-Nat’larda ilk açılışta bulunan rahatsız edici fermantasyon kokulardan hiç yok. Damakta çok canlı, tuzluluğu ile köpüklü oluşu çok yakışmış. Asiditesi yüksek, dengeli. Pinotage üzümü köpüklüye çok yakışmış. 7.45/10
  4. Fairview, Primo, Pinotage, 2021, Kırmızı, Güney Afrika, Paarl: Burunda kiraz, vanilya, fıçı, kırmızı-siyah meyve arası kokular. Damakta tanenler hissediliyor ama dengeli, genç ve canlı bir şarap. Güney Afrika’nın barutumsu lezzetleri mevcut ama bu Pinotage bunu çok iyi kaldırmış. 7.40/10
  5. Vilafonte, Seriously Old Dirt, Cabernet Sauvignon, Cabernet Franc, Malbec, Merlot, 2021, Kırmızı, Güney Afrika, Paarl: Renk koyu bordo. Burunda cassis, mentol, siyah meyveler ağırlıkta. Damakta gövde çok güzel, asidite ve tanen yüksek ama tanenler köşeli değil. Aroma profili yüksek. Yine bölgeye özgü barut tadı ve kokusu çok yakışmış. 7.35/10
  6. Stark-Conde, Cabernet Sauvignon, 2019, Kırmızı, Güney Afrika, Stellenbosch: Renk koyu bordo. Burunda aroma yoğunluğu yüksek. frenk üzümü, siyah meyveler, füme kokular. Damakta aynı aromalar mevcut, gövdesi yüksek. Biraz daha yıllandırılması ile çok daha güzel olabilirç 7.35/10
  7. Magna Carta, Mizwa, White Merlot, 2017, Beyaz, Güney Afrika, Stellenbosch: Burunda çok yoğun kokular. Mantar, küf, rokfor. Damakta tamamen mantar aromaları mevcut, aroma yoğunluğu çok yüksek, mantar yemeği gibi. Çok orijinal bir lezzet. Tek başına içmek için biraz iddiali bir şarap ama yemek eşleştirmesi ile birlikte zirveye çıkarılabilir. 7.30/10

Yunan Adaları Şarapları & Şaraphaneleri (Girit, Santorini, Mikonos, Milos) (Yunanistan)

Aylar önceden planladığımız Yunan Adaları Gemi Turu’muz yaklaştıkça, harıl harıl araştırdığımız tek bir konu vardı: Yunan Şarapları! Yakın zamanda hem Drama hem de Sakız Adası‘nda tatma fırsatı bulduğumuz şaraplar, gezimiz için bizi fazlası ile heyecanlandırmıştı.

Yunanistan Şarap Bölgeleri
Kaynak: https://winefolly.com/deep-dive/the-wine-regions-of-greece-map/

Tek problemimiz, kısıtlı sürede hangi şaraphanelere uğrayacağımızı seçmekti, özellikle Girit ve Santorini adaları çok fazla şaraphane bulunduruyordu. Gemiye ve turistik alanlara ulaşılabilirlik, kalite, diğer şaraphanelere yakınlık gibi kriterleri baz alarak; Girit için 2, Santorini için ise 3 tane şaraphaneye gitme kararı aldık. Mykonos ve Milos kısımları ise hem olumlu hem olumsuz anlamda sürprizli oldu 🙂

Gemi heyecanımız (Kuşadası)

Uğrama fırsatı bulduğumuz şaraphaneler ve diğer turistik gezi noktaları (Google Maps’e eklemek için tıklayınız) ile ilgili aldığımız notlar:

Girit

Girit, 8450 km2 yüz ölçümü ile Yunanistan’ın en büyük adası. Zeytinağaçları, bağları, zengin mutfağı ve turkuaz koylarıyla ön plana çıkan ada için 1 gün kesinlikle yeterli değil. Bu nedenle biz sadece adanın şaraplarına odaklandık. Başkenti Heraklion olan bu adada gemiler de aynı yerin limanına yanaşıyorlar. Turistik ve tarihi gezi açısından 1-2 saatte tamamlanabilecek bu minik şehirde maalesef şaraphane bulunmuyor. En yakın şaraphaneye gitmek için 20-30 dk arası araba yolu gitmek gerekiyor. Toplu taşımanın çok yaygın olmadığı yerler olduğu için araba kiralama ya da taksi gibi çözümlere başvurmak mümkün. Girit’teki vaktimiz kısıtlı olduğu için, bir taksici ile sıkı pazarlık yapmamız sonucunda gün boyu 100 EUR’a bize eşlik etmesi için onaylaştık.

Girit şaraphaneleri çok geniş bir coğrafyaya yayılmış

Lyrarakis Winery: Kendi web sitesinde online menüsü mevcut, bütün farklı seçenekler için hem tadım hem de ücret ayrıntısı var. Online rezervasyon da yapılabiliyor ama kapıdan giderseniz de uygunluk durumuna göre yer açabiliyorlar. Biz bir çift olarak, 7’li tadımı paylaştık. Tek kadehe koyma oranları 5 cl’den fazla, yani fazla fazla yetiyor. Çalışanlar çok sıcakkanlı, ortam pek keyifli, şaraplar ise gerçekten çok orijinal. Lyrarakis; Plyto ve Dafni isimli iki farklı beyaz üzümü yok olmaktan kurtarmış, şu anda da ikisini de monosepaj olarak işliyorlar. Özellikle Dafni çok değişik bir lezzet, kendinizi bir anda fesleğen-biberiye özü içiyor sanabilirsiniz. Genel şarap lezzet performansları çok iyi, kesinlikle bölgedeyseniz uğramakta fayda var. Kırmızı şarabı daha çok tercih ettiğimizi belirtince tadımın 7. şarabı olan bir köpüklü şarap yerine farklı bir kırmızı şarap değişikliği yaptılar. Ekip ile muhabbetimiz koyulaştıkça, nereli olduğumuzu sorduklarında, Türkiye cevabını alınca hemen bize Kuzubağ’ın Çalkarası şarabını çıkardılar 🙂 Ortak üzüm olan Liatiko-Çalkarası üzerine çok keyifli ve bilgilendirici bir sohbet etme fırsatı bulduk. Bütün gezimiz boyunca en memnun kaldığımız yerlerden biri oldu diyebiliriz.

Bayrakları astık 🇹🇷

Domaine Paterianakis: Burası da Lyrarakis gibi, kendi web sitesinde online menüsü mevcut, bütün farklı seçenekler için hem tadım hem de ücret ayrıntısı var. Online rezervasyon da yapılabiliyor. Lyrarakis’e göre görece daha boştu, yani buraya online rezervasyon yapmanıza gerek yok.

Paterianakis’ın en büyük özelliklerinden birisi, organik tarım yapmaları. Tadım öncesinde parça parça getirdikleri bazı otları (kekik, biberiye, nane) şaraplarda ne kadar aldığımızı anlamak adına tadım öncesi özellikle koklatıyor ve soruyorlar. Bölgede arı çok fazla olduğu için bu kokuların fazlası ile şaraplarına geçtiklerini söylüyorlar. Gerçekten özellikle ilk tattığımız Thrapsathiri-Sauvignon Blanc kupajından bu aromaları yoğun bir şekilde alıyoruz.

Paterianakis’ın beyaz şarapları gerçekten çok güzel. Özellikle Muscat ailesinden gelen yerel üzümleri Moschato Spinas çalışmalarını yanımıza alacak kadar çok beğendik. Klasik aromatik bahar çiçekleri ve tropik meyvelere ek olarak bölgede bulunan kekik-biberiye-nane çiçeklerinin aroma harmonisini bütün yudumlarda hissetmek mümkün. İkram olarak çeşitli üzümlerden yapılmış üzüm rakısının da tadına bakmayı ihmal etmedik 🙂 Kırmızılarının ise gidecek biraz daha yolu var. Tercihlerinizi beyazlar üzerinden yapabilirsiniz.

Santorini

Santorini’nin yerleşim yerleri deniz seviyesinden 400 m yukarıda konumlanmış. 500 sene önce büyük bir volkanın patlaması sonucunda oluşan bu ada, inanılmaz manzaralara sahip. Şaraphaneler de bu manzaraların etinden sütünden yararlanmışlar 🙂 Özellikle bazı şaraphaneler, şaraba çok ilgisi olmayan turistlerin bile tamamen manzarasından ötürü uğrama noktası olmuşlar. Kaliteli seçenek çok fazla olduğu için en zorlandığımız rota burası oldu. Ulaşım kolaylığından ötürü, Pygros bölgesinde en yüksek puanları almış 3 üretici ile ilerleme kararı aldık. Santorini de Girit gibi toplu taşımadan yoksun bir ada. Araba kiralamıyorsanız, taksicilere mahkumsunuz. Bundan ötürü birbirine yürüme mesafesinde olan üreticileri seçmek, arabasız gezginler için ekstra avantaja dönebilir. Yolların bisiklete uygun olmaması da ulaşım alternatifini oldukça kısıtlıyor.

Santori’nin şarap ile ilgili en orijinal noktası ise kesinlikle asmalarının biçimleri. Yıl boyu çok ve sert rüzgarlar aldığı için, asmaların daha iyi korunması adına ilk büyüme anından itibaren halka şeklinde şekillendiriyorlar. Bu da çok güzel bir asma görüntüsü oluşturuyor. Bu özel yöntemin ismi ise Kouloura.

Halka şeklinde, uzun yıllık bir Santorini Asması

Santo Wines: 4, 5, 6, 8’li olarak farklı içeriklerde tadım menüleri var, kendi zevklerinize göre birini seçebilmeniz mümkün. Biz daha üst seviye şaraplarını tatmak istediğimiz için 35 EUR olan 5’li premium seti aldık, çift olarak paylaştık. Fazla fazla doldurdukları için bir çifte bir tadım seti yeterli geldi. Adanın en eski şaraphanelerinden biri olan Santo’nun kesinlikle büyüleyici bir manzarası bulunuyor. Şaraplarından memnun kalmasak bile kesinlikle önereceğimiz bir yer olurdu ki premium tadım seti bizi yeterince tatmin etti. 3 farklı Assyrtiko, 1 Kırmızı ve 1 Vinstanto (Assyrtiko’dan yapılan Santorini’ye özgü tatlı şarap) tatma fırsatı bulduğumuz bu şaraphanede özellikle içtiğimiz Assyrtiko’lar bizi fazlası ile şaşırttı. Toprak yapısından ötürü daha mineralli beklediğimiz Santorini Assyrtiko’ları, Girit’e göre çok daha fazla asidik ve az mineralli bulduk. Bir yerel beyaz üzümün bu kadar güzel gövdeli şaraplar yapılmak için kullanılıyor olması ise bizi kesinlikle mest etti.

Premium tadım seti

Venetsanos Winery: Mağara tipi bir şaraphane olan Venetsanos, Santo Winery’e 10-15 dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor. Yürünen yol çok konforlu olmasa da manzaraları kesinlikle muhteşem. Santorini genel olarak araba ile ulaşım üzerine tasarlanmış. Biz yine de yürümeyi tercih ettik.

Burası Santo Wines’a göre biraz daha pahalıydı. Tadım setleri 4’lü 32, 6’lı 39, 6’tlı tatlı şarap versiyonu 41 EUR’du. İçtiğimiz 4 şarabın 3’ünü ortalama bulsak da, Assyrtiko (Beyaz) ve Mandilari (Kırmızı) yerel üzümlerinden yapılmış rose şarabı çok orijinal bulduk. Fransa’da Viognier ve Syrah üzümleriyle ilk defa denk geldiğimiz farklı renkteki üzümlerin kupajı, Yunanistan’da da çok uyumlu-birbirini dengeleyici 2 üzüm türünün seçilmesi ile bizden geçer not aldı.

Mağara şaraphane olarak dizayn edilen Venetsanos’un dıştan görünümü
Venetsanos’un mükemmel manzarası

Boutari Winery: Yunanistan genelinde toplam 6 farklı bölgede şaraphanesi olan bu üreticinin Santorini Şubesi, ödüllü mimari yapısı ile ön plana çıkıyor. Tadım menüsünde Santorini teruarının yanında farklı bölgelerde üretilen şaraplarından da tatma fırsatı bulabileceğiniz bu üretici, şarap kalitesi ile kesinlikle ön plana çıkıyor.

Farklı tadım fiyatları mevcut, 4’lü set 20 EUR, 6’lı premium set 28 EUR, biz 6’lı set ile ilerledik. 9 tane şarap içerisinden kendi tatmak istediklerinize göre seçebiliyorsunuz. Rezervasyonsuz gittik, boşluk olduğu için kabul ettiler ama bu konuda şanslı olduğumuzla ilgili tadımcı teyzeden biraz nutuk yedik diyebiliriz 🙂 eğer ihtimaliniz varsa rezervasyon ile gitmenizi öneririz.

Genel fiyat-performans olarak şaraplarını en başarılı bulduğumuz yer Boutari oldu. Bu bölgeden olmasa da, Naoussa bölgesinden tatma fırsatı bulduğumuz 2017 rekolteli 1879 Boutari Legacy isimli şarabı son yıllarda içtiğimiz en başarılı kırmızılardan biri olarak notlarımıza girdi. Bölgedeyseniz, uğramanızı en önereceğimiz yer kesinlikle burası olacaktır.

Mykonos

Yunanistan’ın gece hayatıyla ünlü bu adasında iki şarap üreticisi bulmak gezimizin en güzel süprizlerinden biriydi. Google aramalarımız sonucunda hiç bir şaraphane gözükmeyen bu adada, çiftlik adı altında 2 adet üretim yapan yer bulunuyormuş. Biz, biyodinamik tarım yapan bir üreticiyi ziyaret etme fırsatı bulduk. Diğer Yunan Adalarında yaşadığımız ulaşım problemi burada da vardı ve yine bir taksi ile anlaşıp şaraphaneye ulaşabildik.

Mykonos Vioma Organic Farm: Vioma oldukça mütevazı bir üretici. Eskiden bir manastıra ait olan ama sonradan terk edilmiş bir bağ alanı üzerine kurulmuş. Bağı bugünkü haline getirmek için biyodinamik tarım yönteminden faydalanmışlar. Adanın hiç bitmeyen rüzgarlarından korunmak içinse bağın etrafına diktikleri bambu ağaçlarını kullanmışlar. Gitmeden önce web sitesi üzerinden hem şarap tadımı hem de şaraphane ve bağ gezisi için rezervasyon yapabilirsiniz. 20 euro ücreti içerisine 4 adet şarap ve bağ gezisi dahil. Sadece yerel yunan üzümlerinin tadılabileceği oldukça farklı bir şaraphane olması ile Mykanos gezimize kesinlikle renk katan bir yer oldu.

Milos

Milos, sakin bir balıkçı kasabası hissi veren huzur bulduğumuz bir ada oldu. Diğer adalardaki aşırı turist kalabalığı bu adada yok. Bu nedenle daha sakin vakit geçirmek için ve deniz tatili üzerine kurulmuş bir ada.

Milos, 1 adet şaraphaneye ev sahipliği yapıyor. Ancak tadım saatleri alışılagelmiş tadım saatlerinin aksine saat 17-21 arasındaydı. Bizim gemi programına bu saatler uymadığı için maalesef biz gezme ve tadım yapma fırsatı bulamadık. Şehir merkezinden taksi ile ulaşımı 30 euro olarak sağlayabileceğiniz bu şaraphane hakkındaki bazı bilgileri aşağıya bırakalım.

Kostantakis Winery: Milosta kurulan en eski ve halen aktif tek şaraphane olan Kostantakis Winery, 3. kuşak ile üretime devam ediyor. Volkanik toprak yapısından faydalanarak mağara şeklinde tasarlanan bu şarapheneye ait bilgileri ve tadım menüsünü web sitesinde bulabilirsiniz. Şaraphane aynı zamanda konaklama seçeneği de sunuyor.

Tadımını yapamadığımız bu şaraphanenin kadeh şaraplarına da farklı mekanlarda erişebilmek maalesef mümkün değil. En az 10-15 adet mekana sorduktan sonra sonuç olumsuz olunca, Milos merkezde bulunan bir kavdan şaraplarını evde denemek üzere aldık. Evimizde 3 farklı şarabını tatma fırsatı bulduğumuz bu şaraphanenin ürünlerini genel olarak ortalama bulduk.

Milos’taki volkanik yapıdan ötürü birçok mağara bulunuyor
Sarakiniko Plajı, Milos’ta kesinlikle uğranması gereken bir yer

Genel Yorumlar-Notlar

  • Liatiko üzümü ile bizim Çalkarası olarak bildiğimiz üzümün aynı olduğu düşünülüyor, sadece isimleri bulunduğu yörelere göre özelleşmiş. Lyrarakis’te içtiğimiz eski bağlardan yapılmış Kırmızı Liatiko’yu bayağı bir beğendik ama genel yapısı bizim Türkiye’de içtiğimiz Çalkarası örneklerinden oldukça farklı.
  • Mandilari üzümü fazlası ile ümit veren bir üzüm. Bol bol farklı bölgelerde kaliteli versiyonları tadılmalı.
  • Genel olarak bütün üreticiler yerel üzümlere sahip çıkmış. Tattığımız uluslararası üzüm çeşidi çok azdı. Ülkecek örnek almamız gereken çok şey var 🙂
  • Girit’te içtiğimiz Assyrtiko’lar ilginç bir şekilde Santorini’de içtiğimiz Assyrtiko’lara göre daha mineralliydi. Santorini Assyrtiko’ları ise çok daha asidikti. Kağıt üzerinde tam tersi olmasını beklerken bu tecrübe bizi biraz şaşırttı.
  • Mandilari ve Assyrtiko kupajından yapılmış rose şarap bizi bayağı etkiledi. Bölgeden çıkan benzeri çalışmaları da denemekte fayda var.
  • Santorini’nin kırmızıları bize çok hitap etmedi. Beyaz ve rose konusunda iyiler ama kırmızılarından keyif almak için farklı tarzlarına biraz alışmak gerekiyor.
  • Bu adalara ait olmasa da, gezimiz boyunca içtiğimiz diğer şaraplardan, beyaz üzümlerden en beğendiğimiz Malagousia, kırmızılardan ise Naoussa Bölgesi’ne ait olan Xinomavro oldu. Farklı bölgelerden de aynı üzümler denk geldikçe bol bol tadılmalı. Xinomavro’yu hem rose hem de kırmızı olarak bayağı beğendik.
  • Vinsanto şarapları, tatlı şarap sevenler için çok güzel bir alternatif. Biz tatlı şarabı çok tercih etmeyen bir çift olarak içtiğimiz bütün Vinsanto’ları beğendik. Yıllanmış versiyonlarının lezzetlerini çok daha oturmuş bulduk. Hele ki 2002 rekolte içtiğimiz bir Vinsanto’ya bayıldık. Olabildiğince eski rekolteler denenmeye çalışılmalı.
  • Vinsanto, Wine of Santorini’nin kısaltmasıymış. Bunu da güzel bir ek bilgi olarak notlarımıza aldık.
  • Girit adasında, her ailenin kendine ait bir miktar zeytin ağacı olurmuş ve adada yaşayan herkes zeytinyağlarını kendi zeytinlerinden sıktırıyorlamış. Gezimiz esnasında uğrama fırsatı bulduğumuz butik zeytinyağı fabrikası Kleanthi, kendi zeytinyağlarını üretmenin yanında kişilerin getirdiği zeytinleri de sıkmalarına yardımcı oluyor. Girit zeytinyağlarını denemek isterseniz uğrayabilirsiniz, şarap rotasının üzerinde bulunuyor.

Favori Şaraplar

Yunanistan gezimiz boyunca hem bölge içi hem de farklı bölgelerden bir çok şarap içme fırsatı bulduğumuz için, bölge içi ve dışı olarak 2 farklı liste yapma kararı aldık.

Girit-Santorini-Mykonos-Milos:

  1. Boutari, Vinsanto (12 years aged), Assyrtiko, Aidani, 2002, Beyaz-Tatlı, Yunanistan, Santorini: Burun mükemmel karamel, bal, tatlı kokular, vanilya, kuru tütün, damak hafif asitli damakta doygun. Harika bir şarap. 7.5/10
  2. Domaine Paterianakis, Moschato Spinas, 2022, Beyaz, Yunanistan, Girit: Burunda bahar çiçekleri, hanımeli, yasemin. Damakta da aynı lezzetler var. Damakta yağlı bir yapısı var, oldukça dolgun. Asidite ve dolgunluğun birleşimi güzel bir hava katmış. Bitişi uzun. Oldukça aromatik güzel bir beyaz şarap. 7.5/10
  3. Boutari, Kallisti Reserve, Assyrtiko, 2020, Beyaz, Yunanistan, Santorini: Burun aşırı mineralli, fıçıdan gelen taze fındık ve füme vanilya aromaları var, damak yumuşacık, sonradan asidite hissediliyor. Asiditenin şarabın kompleksitesi ile uyumu güzel olmuş, asidite bastırmamış. Kompleksite güzel, yağlı, bitişi uzun, tatlı bir mineralite de var. Gezi boyunca içtiğimiz en başarılı Asyrtiko’ydu. 7.4/10
  4. Lyrarakis, Plakoura Vineyard, Mandilari, 2018, Kırmızı, Yunanistan, Girit: Burunda fıçı hissediliyor. Olgun kiraz, biraz siyah meyveler, biraz baharat. Asiditesi yüksek, damakta tanenler kuvvetli ama köşeli değil. 10 yıl daha yıllandıktan sonra mükemmel olabilir. 7.3/10
  5. Venetsanos, Anagallis, Mandilaria, Assyrtiko, Aidani, 2022, Rose, Yunanistan, Santorini: Burunda şeftali, çilek, farklı meyveler var, zengin. Damakta aynı aromalar mevcut. Çok hafif tatlı, asiditesi kuvvetli. Burunda beyaz, damakta kırmızı üzümlerin etkisini hissetmek mümkün. Orijinal bir lezzet. 7.25/10
  6. Lyrarakis, Psaredes Vineyard, Dafni, 2022, Beyaz, Yunanistan, Girit: Taze yeşil baharat kokuları var. Defne, fesleğen, biberiye. Damakta da aynı aromalar mevcut, özellikle fesleğen aroması baskın. Güzel limon aromaları da takip ediyor. Kalıcı, profili yüksek. Asidite yüksek, orta gövdeli. Çok orijinal bir lezzet. Gordias Şarapçılık’ın Fesleğen üzümüne konsept olarak benzese de lezzette kesinlikle çok farklı. 7.25/10

Diğer Bölgeler:

  1. Boutari, 1879 Boutari Legacy, Xinomavro, 2017,  Kırmızı, Yunanistan, Naoussa: Burunda arkadan gelen üreticinin de üzerine vurguladığı bir domates püresi kokusu var. Olgun siyah meyveler fıçı ile güzel harmanlanmış. Damakta tanenler hissediliyor, hafif köşeli. Biraz daha yıllansa inanılmaz olma potansiyeline sahip. Şu andaki halinde bile yeterince dengeli. Aromalar damakta patlıyor. 7.75/10
  2. Boutari, Domaine Roxane Matsa, Malagousia, 2022, Beyaz, Yunanistan, Attiki: Burunda çiçeksi, arka plandan ıslak taş kokusu geliyor, aroma profili yüksek. Damakta çok yumuşak, asiditesi orta. Dengesi güzel, bitişi orta-uzun arası. İçimini çok beğendik.. 7.5/10
  3. Alpha Estate, Xinomavro Hedgehog Vineyard, Xinomavro, 2020, Kırmızı, Yunanistan, Amyndeon: Renk hafif açık koyu kırmızı. Burunda kırmızı taze meyveler, siyah zeytin. Damakta çok canlı, hafif bitter bir bitiş, tanenler hissediliyor, asidite güçlü, gövde olarak zayıf gelse de güzel bir şarap. 7.25/10

Melnik Bağ Yolu & Bulgaristan Şarapları – 1

Melnik, Bulgaristan’ın güney batısında Struma Vadisi’nde bulunan, Bulgaristan’ın Şirince’si olarak tanımlayabileceğimiz, sadece 300 kişinin yaşadığı minik bir şehir. İstanbul’un rastgele seçilmiş herhangi bir metrekaresinde daha fazla kişinin bulunacağı bu şehrin en büyük özelliği ise etrafındaki bölgenin bağcılık için çok uygun bir mikroiklime ve toprak yapısına sahip olması.

Bulgaristan şarap bölgeleri (Melnik, Struma Valley altında 2. sırada)
Kaynak: https://vineyards.com/wine-map/bulgaria

Melnik bölgesi, uzun yıllar boyu sadece sofra şarabı diye nitelendirebileceğimiz basit şaraplara odaklanmışken; özellikle son yıllarda Avrupa Birliği’nden aldığı teşviklerle birlikte şato tipi üretim yapan birçok şaraphaneye sahip olmuş durumda. Biz de 2022 ve 2023 yıllarında bu bölgeye yaptığımız 2 geziyle birlikte turistik olarak bölgenin zenginliklerini keşfederken, güzel şaraplarını da tatma fırsatı bulduk. Bizim için en büyük avantajlarından birisi de bölgedeki şarapların fiyat olarak hem Türkiye hem de Avrupa standartlarına göre daha uygun olması oldu. Bölgeye özgü birçok farklı üzüm türü olması da bizi fazlasıyla cezbetti.

Melnik şaraplarının Eski İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in favorisi olmasını da oldukça ilginç bir tarihi bilgi olarak buraya ekleyelim. 🙂

İpsala Sınır Kapısı’ndan sadece 4 saat 30 dakika uzaklıkta bulunan bu bölgede 20’den fazla şaraphane bulunuyor.

Uğrama fırsatı bulduğumuz şaraphaneler ve bölge doğal güzellikleri (Google Maps’e eklemek için tıklayınız) ile ilgili aldığımız notlar:

Rupel Winery

Şarap tadımı ücretsiz, ancak gitmeden önce rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Biz rezervasyonsuz gitmiştik, şansımıza farklı bir grup için halihazırda tadım yaptırıyor olduklarından bizi de kabul ettiler. Ellerinde açık olarak bulundurdukları bütün şarapları tadabiliyorsunuz. Bizim tatma fırsatı bulduğumuz kırmızılar genel olarak 5-8 yıl arası yıllanmış ve fiyatları kalitelerine göre oldukça uygun şaraplardı. Beyazları ise çok yüksek performanslı değildi. Genel tavsiyemiz, eğer bölgede yeterince vaktiniz varsa öncelik olmamakla birlikte geçerken uğramanız ve ağırlıklı olarak kırmızılar üzerinde durmanız olacaktır.

Mekanın sahibi gibi çekilelim
Rupel Winery’nin mütevazi tadım barı

Orbelus Winery

Şarap fıçısı şeklinde tasarlanmış binası ile Melnik Bağ Yolu’nun en ilginç şaraphanelerinden biri kesinlikle Orbelus. Maalesef İngilizce şarap tadımı anlatımı olmayan bu şaraphanede, en azından İngilizce menü var ki istediğimiz tadımı menüden seçme fırsatı bulabiliyoruz. 3’lü tadım 7 EUR, 4’lü tadım 8 EUR ve 5’li tadım 11 EUR olarak seçenekler mevcut, ücrete şaraphane gezisi de dahil ama tabi İngilizce anlatım burada da yok 🙂 Eğer 5’li tadım seçerseniz, daha üst segment şaraplardan da seçebilmeniz mümkün. Burada tadım yapmanın en güzel yanlarından birisi, tadacağınız şarapları tamamen size seçtirmeleri. Bu seçenek sayesinde, kişisel merak ve zevklerinize göre tadımınızı özelleştirebilmeniz mümkün. İlk olarak 2022’de ziyaret etme fırsatı bulduğumuz Orbelus, 2023 ziyaretimizde de bizi hayal kırıklığına uğratmadı. 2022 yılında ağırlıklı olarak 2015-2016 rekoltelerinden ilerlediğimiz tadım setimizde, 2023 yılında bir çılgınlık yaparak daha eski rekoltelerden gitme kararı aldık ve 2013-2014 üzerinden ilerledik. Bir yıl önceki (2015-2016) tadımlarımıza kıyasla, daha eski rekolte içtiğimiz şarapları (2013-2014) biraz zamanını geçmiş bulduk. Bundan ötürü tadım setinizi oluştururken, en eski rekolteleri seçmek yerine daha yeni rekolteler ile karma bir set oluşturmayı öneririz. Bölgedeki diğer şaraphaneler ile fiyat kıyaslaması yapınca bölgedeki fiyat-performansı en yüksek şaraphane olarak ön plana çıkıyor Orbelus.

Zlaten Rozhen Winery

Şaraphane yanında klasik arabaların bulunduğu bir müzesi bulunan bölgenin en büyük üreticilerinden birisi. Tadım menüleri 3’lü tadım 7 EUR, 5’li tadım 9 EUR olarak değişiyor, tadım ve araba müzesi gezisi birleştirilirse fiyatlar daha uygun oluyor. Bizim vaktimiz kısıtlı olduğu için araba müzesini gezemedik. Şaraplarını çok beğendiğimiz bu üreticiye mutlaka bir sonraki ziyaretimizde de uğrayarak araba müzesini de gezmek planlarımız dahilinde. Ziyaret ettiğimiz ilk 2 şaraphanenin aksine, tadım menüsünde daha yeni rekolteli ve uygun fiyatlı şaraplarını tattırıyorlar. Buna rağmen şaraplarının genel olarak lezzet performanslarını yüksek bulduk. Özellikle Sandanski Misket’ten yaptıkları beyaz şarap ve Melnik bölgesinin yerel üzümü olan Shiroka Melnishka üzümünden yapılan rose şaraplarına bayıldık. Uygun fiyatlı şaraplarının performanslarının yüksek olması, premium şaraplarını denemek adına da kesinlikle cesaret veriyor.

Villa Melnik

Hem tadım hem de şaraphane gezisini İngilizce yapabileceğiniz oldukça keyifli bir şaraphane, 5 adet şarap tadımı ve şaraphane gezisi için kişi başı 10 EUR ödedik. Dışarıdan oldukça sade dursa da, içerik olarak kesinlikle en orijinal, anlatım olarak ise en memnun kaldığımız yer Villa Melnik oldu. Şaraphanenin teknik dizaynında zeminin kot farkından ve yer çekiminden olabildiğince faydalanmaya çalışmışlar. Yer altında bulunan doğal mahzenleri ise tam anlamıyla muhteşem, insanı hayran bırakıyor. Bölgeye ait en orijinal şarapları burada içtik diyebiliriz. Melnik bölgesine ait orijinal üzümleri monosepaj olarak işledikleri Rare Varieties adında bir premium serileri bulunuyor. 1 tanesini tadım menüsünde içme fırsatı bulduk ve bütün Melnik maceramızda en beğendiğimiz şaraplardan birisi oldu. Bu şaraphanede en etkilendiğimiz nokta kesinlikle tadım uzmanının ilgi ve alakası oldu. Şaraphane gezisi sırasında sorduğumuz sorulardan bizim en ilgimizi çeken üzüm çeşitlerini anlayarak bize özel bir tadım seti oluşturdu. Ek olarak rose yerine farklı bir şarap deneme isteğimizi artırarak, rose şarabı ücretsiz olarak bize ikram etti ve şarap tadım setimizi 6’ya yükseltti. Gerek mahzeninin büyüleyici ortamı, gerekse tadımın profesyonelliği ile birlikte en mutlu ayrıldığımız yer oldu Villa Melnik.

Baba Vanga’nın Mezarı

Bölgedeki yapılacak turistik aktivite araştırmamızda ilk sırada hep Baba Vanga’nın mezarının ve eskiden yaşadığı evin bulunduğu kompleks çıkıyordu. Google Maps üzerinden fotoğraflarına baktığımızda çok da bir albenisi gözükmeyen yerin puanının 1500 kişi tarafından 4.8+ olmasından ötürü bir şans verelim dedik. Yorumlarda genel olarak “çok spiritüel bir alan, enerjisi çok yüksek” gibi yorumların ağırlıkta olmasından ötürü ön yargılı gittiğimiz bu mekandan huzur dolu bir şekilde ayrıldık. Kozmik enerji vb konulara çok da inanmayan bir çift olarak, arabayı park ettiğimiz andan başlayarak turumuzun her anından pek keyif aldık. Ön yargısız bir biçimde bölgeden geçen herkesin ziyaret etmesi gereken bir yer olarak notlarımızı aldık. Buranın bize en büyük katkısı ise, komplekse girişten hemen önce bulunan sokak satıcılarının yaptığı ev meyve şarapları oldu. Denediğimiz şarapların lezzetine hayran kalırken, en beğendiğimiz şarap olan incir şarabını da evimize almayı ihmal etmedik. Güzel şarabın nereden çıkacağı hiç belli olmuyor 🙂

Baba Vanga’nın elini öpmeden geçmek olmaz
Mekanın sahipleri vol 3
Muhteşem incir şarabı 3. sırada

Melnik Şehir Merkezi

Melnik, Bulgaristan’ın en küçük şehri olarak geçiyor. Bize de Şirince’nin minyatür hali gibi hissettirdi. Yaklaşık 300 kişinin yaşadığı bu minik şehirde Osmanlı döneminden kalan birçok tarihi eser ve geleneksel yapıda tarihi evler bulunuyor. Şarap rotasına gelmişken bu minik şehri de ziyaret etmeden ayrılmak olmaz. Ayrıca şarap satan dükkanlarında da tadım yapmak mümkün ama ücretsiz tattırılanlar genel olarak sofra şarabı seviyesinde oluyor. Kordopulov Evi ve altındaki mahzenleri bu gelişimizde ziyaret etme fırsatı bulamasak da bir sonraki gidişimiz için şimdiden listemize ekledik.

Melnik’i ilk ziyaretimiz, Haziran 2018

Genel Yorumlar-Notlar

Melnik şaraplarına dair genel gözlemlerimiz ve farklı bilgiler:

  • Sandanski Misket üzümü bizim Bornova Misketi tarzında. İçtiğimiz her yerde bayağı beğendik. Bölgedeki bize en hitap eden beyaz üzüm oldu.
  • Normalde rose şarap çok sevmeyen bir çift olarak 2 farklı şaraphanede Shiroka Melnishka’dan yapılmış rose şaraplara bayıldık. Burunda zarif, damakta ise oldukça zengin aromalar barındırıyor. Bu üzüm kesinlikle bunun için işlenmeli. Denediğimiz son 2 şaraphane olmasından ötürü farklı örneklerini deneyemedik ama gelecekteki gezilerimiz için benzerlerini tatmayı not olarak aldık.  
  • Melnik bölgesine has Shiroka Melnishka (Broad-leaved Melnik) üzümünden bir sürü çaprazlama yaparak alt klon üretilmiş, örneğin Melnik 82 üzümü Cabernet Sauvignon ile çaprazlama sonucunda oluşturulmuş. Toplamda 6 farklı tür bulunuyor. Keşfedilmeyi bekleyen çok farklı bir dünya var. 
Etiketinde Melnik bölgesine ait bütün türlerin bulunduğu Melnik Üzümü Soy Ağacı Kupajı
  • Mavrud üzümü Bulgaristan’da yaygın olsa da bu bölgede sadece tek bir şaraphane işliyor, onlar da işlediği parselde çok spesifik bir uyumdan ötürü işleme kararı almışlar. Ancak Mavrud kesinlikle kendi bölgesinde çok daha başarılı.
  • Marketlerde farklı küplerde gibi satılan çok şekilli şişelere sahip olan şaraplar var. Tamamen pazarlama taktiği, içinde çok kötü şaraplar var. Şişe için almak isterseniz alınabilir ama içindekini kesinlikle pas geçin 🙂 
Bu şişeyi gördüğünüz zaman arkanıza bakmadan kaçın, bunu içen köpek öldü
  • Melnik’te eskiden beridir geleneksel olarak beyazlar hep orange wine olarak yapılıyormuş. Villa Melnik de bu geleneği sürdürerek birkaç yıl boyunca aynı tarzda şaraplar üretmeye başlamış. Zaman geçtikçe bölgeyi ziyaret eden turistlerin geri bildirimleri bu şarapların normal içim için çok sert olduğu olmuş. Villa Melnik’in önologu da yeni rekoltelerde bu tarzı hafifleştirmiş. Eski rekoltelerde bu bahsedilen sertliği fazlasıyla merak etsek de, yeni rekoltelerdeki sertliği tecrübe etmek bile bize fazlası ile yetti diyebiliriz. 🙂

Favori Şaraplar

İçtiğimiz en favori şaraplar ise şunlar oldu:

  1. Zlaten Rozhen, Sandanski Misket, 2022, Beyaz: Burunda misketten gelen bahar çiçekleri belirgin. Damakta da aynı aroma profili, yüksek alkol ve asidite ile tamamlıyor. Dengeli ve güzel bir beyaz. 7.5
  2. Villa Melnik, Rare Varieties, Melnik 82, 2019, Kırmızı:, Kesinlikle genç olmasına rağmen içtiğimiz en güzel Melnik klonu örneği bu şarap. Meyvemsiliği yüksek, tanenleri hissedilen, damağı kuvvetli bir şarap. Siyah meyveler, bitter çikolata ve bulgar meşe fıçısının zarif dokunuşu çok etkileyici. Bir kaç yıl sonra yeniden tatmayı çok isteriz. 7.4
  3. Orbelus, Prima, Merlot, Cabernet Sauvignon, Early Melnik, Syrah, 2015, Kırmızı: Zarif fıçı dokunuşu ile meyvemsiliğini koruyan, damakta tanenleri zarif bir şarap. Birbirinden farklı üzümler barındırması ile burunda ve damakta kompleksiteyi yakalamış. 7.3
  4. Zlaten Rozhen, 41 Parallel, Shiroka Melnishka, Mourverde, 2022, Rose: Burunda hem sarı meyveler hem de gül gibi kokular var. İçtiğimizde de aroma zenginliği hissediliyor, uzun süre damakta kalan bir rose. 7.3
  5. Bonus: Baba Vanga Anıt Parkı Girişinde Satılan İncir Şarabı, artık ortamın enerjisinden midir bilinmez, bayılarak içtiğimiz hafif tatlımsı harika bir ev şarabı. 7.5

Biz bu bölgeyi çok sevdik. Bizim için jeopolitik konumundan ötürü önümüzdeki yıllarda defalarca ziyaret edeceğimiz de belli. Bu kadar kaliteli şarapların bulunduğu bir bölgeyi sık sık ziyaret ediyor olmak, şarap tutkunu bir çiftin güzel bir şansı olsa gerek. Önümüzdeki yıllarda daha detaylı keşiflerimiz ile birlikte yeniden görüşmek üzere Melnik 🙂

Ve yazımızı bitirken Baba Vanga kehanetlerini de şuraya bırakalım 🙂 https://www.biyografi.info/kisi/baba-vanga 

Budapeşte Şarap Barları & Macaristan Şarapları

Budapeşte’ye 3 günlüğüne Sziget Müzik Festivali için gitme planı yaptığımızda, akşam festivalde yapacaklarımızı düşünürken, gündüz şehir gezilerine entegre etmeyi fazlası ile istediğimiz bir konu vardı: Macar Şarapları! Macaristan ismini şarap dünyasında daha çok Amerikan ve Fransız fıçılarına alternatif olarak kullanılan Macar fıçılarından duysak da, bugüne kadar derinlemesine bir araştırma yapma şansımız hiç olmamıştı. Bu bizim için mükemmel bir keşif fırsatıydı.

Macaristan Şarap Bölgeleri
Kaynak: https://tastehungary.com/journal/guide-to-hungarian-wine-regions/

Gezimizi sadece festivalle kısıtlı olacak şekilde planladığımız için, herhangi bir şarap bölgesini ziyaret edebilecek fırsatımız olmayacaktı. Bundan ötürü kısa sürede farklı üzüm çeşitleri ve farklı üretim metotlu şarapları tadabilmek adına şarap barlarını tercih ettik.  Google Haritalar’da kısa bir arama yapmamızın sonucunda gözlerimize inanamamıştık. Şarap barı zenginliği konusunda Budapeşte, neredeyse Paris’le bile yarışır konumdaydı.

Budapeşte Şarap Barları
Kaynak: Google Maps

Yaptığımız araştırmalar sonucunda, rotamıza en uygun 5 tane şarap barı belirledik (Google Maps’e eklemek için tıklayınız) ve deneme fırsatı bulduk:

Huncutka Bite and Wine

Menüsünde ağırlıklı olarak doğal şarapların bulunduğu bir bar. Biz bu bilgiye sahip olmadığımız için mekana gittiğimizde şaraplara tereddütle yaklaştık ve şarapları denedikçe de bize çok hitap etmediğini fark ettik.  Eğer ki doğal şaraplara özel bir ilginiz yoksa buraya uğramanızı pek tavsiye etmiyoruz. Burada denediğimiz 3 şarabın 2’si fazlası ile sirkemsi ve oksidatifti. Bu tarz şarapları çok tercih etmeyen bir çift olarak burası bize hitap etmedi. Menüde tadım seti yok, seçtiğiniz şarapları kadeh olarak alabiliyorsunuz. 10cl’lik kadehlerin maliyeti ortalama 4-5 euro civarında.

Servis edilen şaraplar

Tasting Table Budapest Shop

Eğer ki anlatımlı tadım deneyimi yaşamak isterseniz, burası saat 18’e kadar rezervasyonlu olarak İngilizce şarap tadımı gerçekleştiriyor. Öncesinde aramadığımız ve sayfasında da ayrıntılı bilgi bulamadığımız için bu şekilde bir tadım yapma fırsatı bulamadık. Ama çatkapı yada saat 18 sonrası gidecek olursanız da üzülmeyin, açık şişelerden kadeh olarak wine-flight satın alabilirsiniz. Şarap tadımı seçtiğiniz şarap sayısına göre değişiyor. Başında duran kişi size içtiğiniz şaraplar hakkında yine ayrıntılı bilgi veriyor. Burada 5 adet şarap tatma fırsatı bulduk ve tattıklarımızın hepsini beğendik diyebilirim. Budapeştedeki 2. favori şarap tadım noktamız burası oldu. Fiyatını not etmediğimiz için tam olarak hatırlayamasak da aklımızda kalan karşılanabilir bir tutar olduğuydu 🙂  

Duvara çizili Macaristan Şarap Haritası ve biz

Drop Shop Wine Bar

Burası sadece saat 17’den sonra bar olarak çalışan bir işletme, 17 öncesinde ise sadece kavdan satış yapıyorlar. Bu bilgi bizde olmadığı için tadım yapma fırsatı bulamadık.

Tokaj Wine Bar

Ağırlıklı olarak Grand Tokaj markasının şaraplarını kadeh olarak tatma fırsatı bulabileceğiniz bir mekan. Diğer barlardan en büyük farkı, çok daha geleneksel bir tasarıma sahip olması. Mekana merdiven ile inilmesi, taş duvarlar ve geleneksel dekorasyonu ile bizi adeta bir zaman yolculuğuna çıkardı. Çalışanlar yaşlı bir çift ve çok tatlılar. İngilizceleri çok iyi olmasa de yine de bir şekilde anlaşabiliyorlar 🙂 Tadım menüsü yok ama kadeh olarak servis edilen şarap sayısı çok olduğu için kendi tadımınızı kendiniz oluşturabilirsiniz. Kadehler menüde 10cl olarak bulunmasına karşın rica edip 5cl istediğiniz zaman da yarı fiyatına servis edebiliyorlar (Tabii anlaşabilirseniz:)). Fıçı seçenekli şaraplar oldukça uygun fiyatlı. Biz tatmak istediğimiz şarapları şişeden tercih ettik. 10cl’lik beyaz şaraplar 1-2 euro arası, 5 Puttonyos Tokaji Aszu 6 euro civarında idi. Tattığımız şaraplar genel olarak iyi şaraplardı. Tatlı şarapları sevmiyor olsanız bile Macaristan’ın kendine özgü stilinde olan Tokaji Aszu’larını kesinlikle pas geçmemek gerekiyor.

Champion Wine Vinarium&Gastro Boutique

Açık ara gittiğimiz en iyi şarap tadım yeriydi. Açılış saatinden hemen 1-2 saat sonra gittiğimiz için ellerinde çok fazla açık şarap yoktu ve sahibi raflarda gördüğümüz şaraplardan hangilerini istersek seçebileceğimizi söyledi. Buna aslında bayağı bir şaşırdık, ilk defa böyle bir uygulama gördük. Sayelerinde 2011-2018 arası 3 tane kırmızı şarap içme fırsatı bulduk. En son ise sahibi kendi amcası olan bir 6 Puttonyos Tokaji Aszu 2002 rekolte bir getirdi. Bütün Budapeşte gezimiz boyunca içtiğimiz en güzel şeydi diyebiliriz. Farklı çeşitlerde tadım menüleri var. Biz 5 normal + 1 Tokaji Azsu olarak ilerledik, toplam ücret 20 euroydu.

Favori tadım mekanımız şık bir şekilde dizayn edilmiş

Genel Yorumlar-Notlar

Macaristan şaraplarına dair genel gözlemlerimiz ve farklı bilgiler:

  • Monosepaj olarak en çok kullanılan yabancı üzüm çeşidi kesinlikle Cabernet Franc. Daha önce monosepaj olarak Cabernet Franc bu kadar çok yapan herhangi bir yer görmemiştik. Yerli beyaz üzüm çeşidi çok fazla olsa da, kırmızıda çok fazla yok. Gövdeli kırmızı şarap sorduğumuz herhangi bir yer direkt olarak Cabernet Franc öneriyor. 
  • Beyaz üzümlerden en beğendiğimiz Irsai Oliver oldu. Favorilerimizden olan Muscat üzümüne çok benziyor, biraz daha minerallisi olarak sınıflandırabiliriz.
  • Furmint, ülkedeki en yaygın beyaz üzümlerden birisi. Genelde Aszu şaraplarında kullansalar da monosepaj halini de beğendik.
  • Kadarka, ülkedeki en fazla kırmızı şarap yapılan üzüm. Kör tadımda içsem bu net bir Pinot Noir diyeceğim kadar benzerlikleri mevcut. Kesinlikle arka arkaya içilip kıyaslaması yapılmalı.
  • Tokaji Aszu, tatlı şarap sevmeyen insanların bile bayılacağı bir şarap tarzı kesinlikle. İçtiğimiz 2 tanesini kıyaslarsak, 2002 yılı 6 Puttunyos olan 2014 olan 5 Puttunyos’a göre çok daha az şekerli bir tat bırakıyordu damakta. Yıllandıkça muazzam bir olgunluk gelmiş. Bütün Aszu’larda çok inceden botrysten kaynaklanan hafif bozuk üzüm tadı geliyor. Benzeri şaraplarda bu ince tat rahatsız edebiliyorken bu Aszu’larda kesinlikle rahatsız etmiyor.   
  • Ülke genel olarak beyaz üzüm cenneti olarak gözüküyor. İçtiğimiz farklı beyaz üzümlerin hepsi çok orjinaldi. Arany Sárfehér, Zenit ve Hárslevelű monosepajlarını birer kere içtik ve üçünün de orjinalliğine bayıldık. İçtiğinizde bu kesinlikle farklı bir üzüm diyorsunuz.  Özellikle Arany Sárfehér için sonradan farklı farklı yerlere sorsak da başka örneğini bulamadık, çok az üretiliyormuş. 
  • Genel olarak kırmızıları çok daha zarif, orta gövdeli, tam içmeye hazır şaraplar. İçtiğimiz monosepaj Cabernet Franc ve Syrah örnekleri bu şekilde benzerdi, zarif ve yumuşak tanenlilerdi. En gövdeli diye sunulan 4’lü kupajlardan birisi bile bizim hafif diyeceğimiz şaraplar seviyesindeydi. 
  • Doğal şarap sevmiyorsanız genel olarak doğal şaraplardan uzak durmak lazım, tattığımız örneklerde oksidatif notalar ve sirkemsilik ön plandaydı.

Favori Şaraplar

3 günlük gezide içtiğimiz en favori şaraplarımız ise şunlar oldu:

  1. Monte Tokaj, Tokaji Aszú 6 Puttonyos, Furmint, 2002, Beyaz-Tatlı, Macaristan, Tokaj: Mükemmel bir burun, bal, sarı kuru ve olgun meyveler. Damak çok dolgun ve kalıcı, tatlılığı damakta hiç rahatsız etmiyor. Kesinlikle olağanüstü bir şarap. 8/10
  2. Havas & Timár, Franom, Cabernet Franc, 2019, Kırmızı, Macaristan, Eger: Burunda klasik bir Cabernet Franc. Siyah meyveler ve menekşe fazlası ile hissediliyor, aromalar yoğun. Damakta ise çok zarif, tanenleri çok yumuşak, fıçı hissediliyor ama baskın değil. Bitişi uzun, kompleksitesi yüksek. 7.5/10
  3. Gedeon Birtok, Diofas, Arany Sárfehér, 2020, Beyaz, Macaristan, Kunsag: Burunda mineralite, sarı meyveler, ıhlamur balı ve biberiye-yeşil yosun gibi otsu aromalar mevcut. Damakta çok orjinal, ıhlamur aroması baskın. İlk yudumda farklı bir üzüm içtiğinizi hissediyorsunuz. Olgun meyvelerden gelen bir tatlımsılığı var. Oldukça dengeli, bitişi uzun, aromaları yoğun ve kalıcı. 7.5/10

Macaristan şarapları ile genel yorumumuz, kesinlikle denemeye değer oldukları. İçerisinde keşfedilmeyi bekleyen bambaşka bir dünya var. Bu sürprizli gezimizin tekrarını ilerde mutlaka yapma niyetindeyiz.